İŞLER YETİŞMİYOR, VAR MI BİR YARDIMCI?

0

Zırr zırr zırr telefon var gücüyle çalıyor. Bilgisayar ekranındaki Outlook ikonunun üzerinde gelen mail sayısı yazıyor: 257… Mehmet Bey telefona uzandığı sırada kapı çalıyor, içeriye Proje Yöneticisi Ayşin Hanım giriyor. Mehmet Bey, Ayşin Hanım’a bir dakika lütfen işareti yapıyor. Eli telefona gidiyor. Ayşin Hanım, Mehmet Bey’in telefonda daha rahat konuşabilmesi için birazdan gelirim işareti yaparak elindeki tabletle birlikte odadan çıkıyor. Mehmet Bey telefonu açıyor. Karşısında şirketinin en önemli müşterilerinden biri olan markanın temsilcisi Ferhat Bey klasik bir şekilde önce kısa bir merhaba, nasılsınız girizgâhı yapıyor. Fakat sesindeki mutsuzluk ve endişe, Mehmet Bey’e birazdan sert bir konuşmanın gerçekleşeceğinin mesajını veriyor. Gerçekten de öyle oluyor. Ferhat Bey, Mehmet Bey’in izinli olduğu haftada hiçbir işinin tam olarak yapılmadığını, yapılan işlerin ise eksik ve kusurlu olduğunu anlatıyor. Mehmet Bey, Ferhat Bey’in bu yakınmalarını dinlerken aklı geçen haftaya gidiyor.

İşlerden tamamen uzak kalmak adına işle ilgili hiçbir maile ve telefona bakmadığı halde yine de ilk defa kayak yapmanın verdiği keyfi çıkaramadığını ve aklının tamamen iş yerinde olduğunu hatırlıyor. Yani aslında ne tatil yapabildiğini ne de iş yapabildiğini düşünüyor. Ferhat Bey’e işinin başına döndüğünü ve süratle işlerin düzeltileceğini, yetiştirileceğini söylüyor. Bunun anlamının herkes için fazladan mesai, şirket içinse verimlilik düşüşü ve nihayetinde kârlılığın azalması demek olduğunu çok iyi biliyor. Kendini ‘’ne yapalım, böyle durumlar işin doğasında var’’ diyerek ikna ediyor.

Biraz önce odadan çıkan Proje Yöneticisi Ayşin Hanım tekrar odaya giriyor. Mehmet Bey’in izinli olduğu haftada yetişmeyen işleri sayıyor. Verimlilik ve kârlılık raporlarının geldiğini, durumun pek de iç açıcı olmadığını söylüyor. Bunun dışında şirketin en çalışkan birkaç çalışanının da istifa etmeyi düşündüğünü aktarıyor. Ferhat Bey şirkete gelir gelmez bu kadar çok sıkıntıyla karşılaşmanın etkisiyle üzerinde büyük bir stres hissediyor. Ayşin Hanım’a teşekkür edip bir planlama yapacağını söylüyor.

Yaptığı planlama sonucunda işlerin yetişebilmesi için önündeki 5 günde her bir çalışanının günde 34 saat çalışması gerektiğini fark ediyor fakat ne yazık ki Dünya, kendi çevresindeki turunu 24 saatte tamamlıyor ve insanların da bazı temel ihtiyaçları için kendilerine zaman ayırmaları gerekiyor. Mehmet Bey bu işin içinden çıkamayacağını ve bu sürecin sadece geçen hafta aldığı izinden dolayı değil, bütün yıl bu şekilde geçtiğinin farkına varıyor. Bu noktada tek çözümün iş takibini standartlaştırmak ve bu konuda bir yenilik yapılması gerektiğini düşünüyor. Uzun zaman önce görüştüğü ve iş takip programları konusunda uzman bir arkadaşını arıyor. Durumun acil olduğunu ve kendisiyle görüşmek istediğini söylüyor. Akşam için bir randevu aldığında bu kadar yoğun biçimde çalışan arkadaşının hemen bu akşama nasıl randevu verebildiğine şaşırıyor.

Akşam olup da buluştuklarında, arkadaşı Orhan Bey onun tüm problemlerini dinliyor ve bu problemlerin şu anki sistemde asla çözülemeyeceğini söylüyor. Mehmet Bey, Orhan Bey’in şirketin sorunları için nasıl çözümler üretebileceklerini anlatırken arada bir telefonundadan kendi çalışanlarının görevlerinin durumuna baktığını fark ediyor. İşte o programın ne olduğunu sormasıyla bambaşka bir sohbetin kapıları aralanıyor.

Orhan Bey şirketlerdeki stres, planlama yanlışları, verimsizlik ve kârlılığın düşmesinin ana sebebinin doğru bir iş takip programının kullanılmaması olabileceğini söylüyor. Birlikte sorunların üzerinden ve çalışanların verimsizliğinden konuştukça gerçekten de sorunun hâlihazırdaki iş takip programının yetersizliğinden kaynaklandığını fark ediyorlar.

CRM

Orhan Bey, Mehmet Bey’e kendilerinin de kullandığı özelleştirilebilir, esnek ve kullanımı çok kolay bir iş takip programı öneriyor. Mehmet Bey bu iş takip programını çok seviyor ve bir gün sonra şirketinde bu program kullanılmaya başlanıyor.

Bu yoğun geçen günün üzerinden bir yıl geçti. Mehmet Bey o günden sonra şirketinde kullanılmaya başlanan iş takip programından çok memnun kaldı. Çünkü bu iş takibi programı ile iş yükü çalışanlara doğru bir biçimde dağıtıldı. İnsanlar uzmanlıkları doğrultusunda odaklanmaları gereken gerçek işlere odaklandı. Bulutla entegre bu iş takip programı sayesinde herkesin işlerine her yerden erişilebilir olması sağlandı. Bu programın verdiği raporlar sayesinde daha doğru stratejiler kurgulandı ve en önemlisi kaynak kullanımında eskiye göre çok daha iyi bir duruma gelindi.

Mehmet Bey bugün kayak hocası sertifikasını aldı. Hafta sonlarında Palandöken ve Uludağ’da kursiyerlere kayak dersleri veriyor. Bolca kayak yapıyor. Stres seviyesi eskiye göre oldukça azaldı ve kendisiyle gurur duyuyor.

Paylaş.

About Author

Yorum Yap